ERDOĞAN’A ÜST DÜZEY İSTİFA ÇAĞRISI

CHP Parti sözcüsü Faik Öztrak, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Koronavirüs vaka sayılarındaki gerçek sayının gizlenmesine Cumurbașkanı Erdoğan’ın sebep olduğunu söyleyen Öztrak, “Vaka sayılarını ve salgındaki gerçek tabloyu gizleyerek, gerekli önlemlerin alınmasını engelleyen, binlerce vatandașımızın hayatını kaybetmesine neden olan Saray’ın kibirlisi, bu tablonun esas sorumlusudur. İstifa etmelidir.” ifadelerini kullandı Öztrak’ın konușmasından öne çıkan satır bașları. BU BÜYÜME SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ Türk ekonomisi dünyadan farklı olarak son 2 yıldır büyümeyen bir ekonomi. Üçüncü çeyrekte finans ve sigorta sektörü yüzde 41 büyümüș. Eğer finans sektöründeki bu büyüme olmasa hizmetler sektöründe ciddi bir çöküș görülecekti. Ucuz ve sübvansiyonlu kredilerle, gelecek yılların talebi bu döneme çekildi. Yani gelecek yılların büyümesinden çalındı. Peki, bu büyüme sürdürülebilir mi? Sürdürülemez olduğunu damadın kovulmasından, Merkez Bankasının ve kamu bankalarının ‘kazık fren’ yapmasından anlıyoruz. Gerçek ișsizlerimizin sayısı 2,7 milyon kiși artmıș. Bu dönemde iș bașında olmayanlarda da dahil ișsizlerimizin sayısı 12 milyon 654 bin kișiye ulașmıș. KATAR TEPKİSİ Borsa İstanbul hisselerinin yüzde 10’u Katar’a satıldı. Ama kaça satıldı, hangi șartlarla satıldı, daha fazla para veren var mıydı? Kimse bilmiyor. İhale Kanunu’na tabi değil, Sayıștay denetlemiyor, milletin meclisi hesap soramıyor. Sarayın kibirlisinin talimatı yetiyor. Milletin malını millete hesap vermeden haraç mezat satıyor. Yarın Çaykur’u, Ziraat Bankası’nı, Halk Bankası’nı, Vakıflar Bankası’nı, Botaș’ı ve ETİ Madeni de dilediğine peșkeș çekebilecek. Önce milletin malı Katar’a verildi, sonra da Damat Fon’daki bașkanvekilliği görevinden affedildi. Ama yerine yeni Hazine ve Maliye Bakanı atanmadı. Anlașılan bașkan vekilliği makamına atanmak için, Hazine ve Maliye Bakanı olmak yetmiyor. Damat olacaksın. Bu kabile devleti anlayıșıyla yatırımcılara nasıl güven verilir? Bankalar, limanlar, AVM’ler, dijital platformlar, maç yayın hakları, Kanal İstanbul arazileri, ordumuza zırhlı araç üreten șirketler, borsamız ve elbette ordumuzun en stratejik varlığı olan Sakarya Tank Palet Fabrikası. Hepsini Katar’ın üstüne yapıyorlar. Katar așkıyla, milletin katar katar malını Katar’a veriyorlar. Üst düzey yatırımdan anladığınız, 83 milyonun varını, yoğunu 2,8 milyon nüfuslu bir ülkeye satıp, savmak mı? Korkarız, bu kafayla yakında Türkiye’nin tapusunu da Katar’daki üst düzey yatırımcının üstüne yaparsınız. ERDOĞAN’A İSTİFA ÇAĞRISI Salgınla mücadelede en bașarılı ülkelerden biri iken, bir gece en kötü durumda olan ülke haline geldik. Dünyada en çok vaka görülen ilk 3 ülkeden biriyiz. Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanı’nın açıkladığı veriler doğru değil dediğinde, Saray bekçisi tarafından vatan hainisi ilan edilmiști. Șimdi noldu? Saray’ın kibirlisi tüm suçu Bilim Kurulu’na yıkmaya çalıșıyor. Șimdi Bilim Kurulu’nun adı ‘ne bileyim kurulu’ oldu. Artık hastanelerde yer kalmadı, yoğun bakım üniteleri doldu taștı. Hastanelerin kafeteryaları, bahçeleri sahra hastanelerine çevriliyor. 9 aydır millete yalan üstüne yalan söylediler. Binlerce vatandașımızın hayatını yitirdiği bu salgında, vaka sayılarını ve salgındaki gerçek tabloyu gizleyerek, gerekli önlemlerin alınmasını engelleyen, binlerce vatandașımızın hayatını kaybetmesine neden olan Saray’ın kibirlisi, bu tablonun esas sorumlusudur. İstifa etmelidir. “SARAYIN BESLEME BASINI…” Bir taraftan yargı reformundan bahsediyorlar, bir taraftan, “FETÖ’nün yargıdaki taktiklerini kullandık” itirafında bulunan eski milletvekillerini disipline sevk ediyorlar. Bir taraftan yargı reformundan bahsediyorlar, bir taraftan, bir mafya bozuntusunu hapisten çıkarıp genel Bașkanımızın üstüne salmaya kalkıyorlar. Sarayın küçük ortağı da bugüne kadar hiçbir siyasetçinin yapmadığını yapıyor. Ana muhalefet liderine hakaret eden, tehdit eden bir mafya artığına “Yol arkadașım” diyerek sahip çıkıyor. Sarayın besleme basını da sayın genel bașkanımız hakkında “Ölü Adam Yürüyüșü” diye yazı yazıp, tehditlere destek çıkıyor. Beylerdeki arsızlık, pișkinlik, șımarıklık diz boyu. Emniyet, savcılar, mahkemeler Bu tehditler karșısında hala kılını kıpırdatmıyor. Çubuk’ta tam bir yıl önce, Genel Bașkanımıza karșı yapılan linç girișiminin bugün ilk durușması yapılıyor. Ana muhalefet liderine linç girișiminde bulunuluyor, üzerinden bir yıl geçiyor, ortada hala hiçbir șey yok. Bu arada parti sözcüsünün ihraç ettik dediği, ama üyeliğinin devam ettiğini bildiğimiz saldırgana sahip çıkmak üzere, Saray’a yakın avukatların durușma salonunda olduğunu da duyuyoruz.

...


03 Aralık 2020 - 1:14 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT